hikayeler - WWW.BEYŞEHİRLİYİZ.COM - Blogcu


5.18.2007 - SİZ HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?
Bulundugu yer: hikayeler

 SİZ HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.

Ortaokul ikinci sınıfta iken hocası ondan, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi.

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan yedi sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1.000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu yedi sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.

"Neden sıfır aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk..

"Bu senin yaşında bir çocuk için, gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.

"Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" dedi ve ekledi:

"Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm." Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.

"Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!"

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.

"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi, "ben de hayallerimi.".....

O, orta iki öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1.000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı duruyor.

Öykünün en can alıcı yanı şu:

Aynı öğretmen, gecen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine;
"Bak" dedi, "sana simdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım, onları 'öldürdüm'.

Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar azimliydin."


Yorumlar ( yok ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


2.27.2007 - NEME LAZIM BE SULTANIM
Bulundugu yer: hikayeler

         

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

      

 

NEME LAZIM BE SULTANIM

                                                                    

        Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder, günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı diye derin derin düşünmeye başlar.

          Bu gibi soruları çoğu zaman sütkardeşi meşhur âlim Yahya Efendi ‘ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendiye gönderir.

       “Sen ilahi sırlara vakıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olurda izmihlale uğrar mı?” şeklinde mektubunu gönderir.

         Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahya Efendinin cevabı bir bakıma çok kısa bir bakıma içinden çıkılmaz bir hal alır:

 

     “Neme lazım be Sultanım!”

 

        Topkapı Sarayında bu cevabı hayretle okuyan Sultan, bir mana veremez. Yahya Efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez. Söylenmeye başlar:

       “Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta?” Nihayet kalkar, Yahya Efendinin Beşiktaş’taki dergâhına gelir, sitem dolu sorusunu tekrar sorar:

 

   “Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al !”

 

     Yahya Efendi duraklar:

 

       “Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim.”

       İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece neme lazım be sultanım demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.”

        “Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şayi olsa, işitenler de neme lazım, deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir….”

         Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir âlime memleketinin sahip olduğu için Allah’a şükreder, bu türlü ikazlardan geri kalmaması için tembihte bulunarak oradan ayrılır…

 


Yorumlar ( yok ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı






  • Arşiv

  • Profilim

  • Rss


  • patrocinado por: <a href="http://www.wikizapping.com">videos</a> <a href="http://www.wikifotos.es">fotos</a> <a href="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor">coches</a>



  • <%Category%>




  • Şeytandan Mektup;

  • ŞUUR

  • GÜLÜMSE

  • NE KADARDA SABIRLISIN YA RABBİ

  • SİZ HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?






  • şiir
    sevgililer günü
    cumanız mubarek olsun
    insan sevince
    merhaba
    ALLAH AŞKIYLA DOLU HAYIRLI MUTLU HUZURLU GÜNLER DİLERİM
    adın bir emanet dilimde
    selamun aleyküm
    sevgililer günü
    s.a



  • Site Sorusu
    Sizce bizim sitemiz tanınır olurmu




    Şu Andaki Durum

    BEYŞEHİR


    TV'de Bugün
    to




    1 sayfadan 1 . sayfa
    geri |
    Yeni Sayfa 4 <


    CHAT SAYFAYA SEVİYELİ SOHBET İÇİN KONMUŞTUR.GEYİK MUHABBETİ İÇİN DEĞİL.......

    BEYŞEHİR ANLATILMAZ; YAŞANIR...